Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail ve Gazze açıklaması: Sorumluluk almaya hazırız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim’den bu yana Filistin’de katliam saldırılarını sürdüren İsrail’e sert tepki gösterdi. İsrail’in örgüt gibi davrandığını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye olarak sorumluluk almaya hazırız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail ve Gazze açıklaması: Sorumluluk almaya hazırız
Yayınlama: 01.11.2023
A+
A-

Son dakika Recep Tayyip Erdoğan haberleri: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de 2 saat 30 dakika süren ve İsrail’in Gazze saldırıları ile Türkiye’nin “garantörlük” teklifinin ele alındığı Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, 7 Ekim’den bu yana Filistin’de katliam saldırılarını sürdüren İsrail’e sert tepki gösterdi. İsrail’in örgüt gibi davrandığını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye olarak sorumluluk almaya hazırız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail ve Gazze açıklaması: Sorumluluk almaya hazırız

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

‘TCG ANADOLU VE BERABERİNDEKİ SAVAŞ GEMİLERİMİZ BİZLERİ GURURLANDIRDI’

“Cumhuriyetimizin 100. yaşına ulaşmanın sevinicini yaşadığımız bu tarihi günlerde sizlerle birlikte ekranları başında bizi izleyen tüm vatandaşlarımızı ve yurt dışındaki vatandaşlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle yad ediyorum. Gerek telefonla arayarak, gerekse mesaj göndererek 100. yıl heyecanımızı paylaşan dost ülkelerin liderlerine şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü manasına uygun olarak 85 milyonla hep birlikte kutladık. Dünyanın ilk SİHA gemisi vasfını taşıyan donanmamızın ana gemisi TCG Anadolu ve beraberindeki savaş gemilerimiz bizleri gururlandırdı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail ve Gazze açıklaması: Sorumluluk almaya hazırız

‘DONANMAMIZIN GEÇİT TÖRENİYLE TÜM DÜNYAYA MESAJ VERDİK’

“Geçit törenimiz donanmamızın gücünü göstermesinin yanında önemli stratejik mesajlarda içeriyordu. Bazı gerçekleri tekrar hatırlattık. Vatanımızı canımız pahasına koruyacağımızı, istikbalimize sonuna kadar sahip çıkacağımızı, mabetlerimize namahrem eli değdirmeyeceğimizi, ay yıldızlı bayrağımızı indirmeyeceğimizi, bağımsızlığa gölge düşürülmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha 85 milyonla tüm dünyaya ilan ettik. Bizim hiçbir ülkenin egemenliğinde, toprağında işimiz yok. Biz sadece ecdadın rehberliğinde vatanımızı korumaya çalışıyoruz. Bizim için tercih değil, mecburiyettir. Başta Savunma Sanayii olmak üzere Türkiye her alanda kendini geliştirmek zorundadır. Mevcut vatan topraklarını bile bize çok göreceklerini gayet iyi biliyoruz. Hiç kimseye düşmanlık etmeden ordumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail ve Gazze açıklaması: Sorumluluk almaya hazırız

‘CUMHURİYET KUTLAMALARINA NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRANLARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ’

“Pazar günkü tablo Gazi Mustafa Kemal’in de muradını yansıtmıştır. Gazi Mustafa Kemal bakınız nasıl uyarıyor, “Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız onları söyleyin.” Evet Cumhuriyeti sahiplenmek, övgü yarışına girmekle olmaz, ülkenin geleceğine ufuk çizmekle olur. Cumhuriyete hizmet edenler millete efendilik taslayanlar değil, 85 milyonun tamamına hizmetkarlık yapanlardır. Türkiye’yi ayağına vurulan prangalarından biz kurtardık. Bizim dönemimize kadar Türkiye’nin en büyük sorunu istismarcılar olmuştur. Gardırop Atatürkçüleri yıllarca ülkeye zarar vermişlerdir. Gazi’nin vefatından sonra milleti yıllarca inim inim inletenler işte bunlardır. Yıllarca milletin önünden sandığı kaçıranlar bunlardır. Rahmetli Menderes’ten merhum Özal’a kadar Türkiye sevdasıyla çalışanlara hayatı zindan edenler bunlardır. Her 10 yılda bir milli iradeye darbe vuranlar bunlardır. Kadınların sadece okuma hakkını değil, kamuda çalışma ve seçilme hakkını da gasp edenler yine bunlardır. Cumhuriyet mitingleri adı altında darbe çığırtkanlığı yapanlar bunlardır. Oy için depremzedelerimize hakaret edenler yine bunlardır. Millet ve milli iradeyle barışmak istemeyen bu çevreler bugün de farklı nedenlerle içlerindeki pisliği kusmaya devam ediyor. Cumhuriyet kutlamalarına nefret söylemi bulaştıran bu güruha hiçbir zaman prim vermeyeceğiz.”

‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ HİÇ OLMADIĞI KADAR GÜÇLÜ VE GÜVENDEDİR’

“Elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceği gerçek şudur; Türkiye Cumhuriyeti 100. yaşını kutlarken daha önce hiç olmadığı kadar güçlüdür, güvendedir, itibarlıdır. 21 yıl boyunca karşılaştığımız onca engele, zorluğa ve saldırıya rağmen bu hayali gerçeğe dönüştürmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Daha fazla demokrasi, özgürlük, güvenlik, kardeşlik, refah, huzur ve kalkınma için 85 milyonun tamamını Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek olmaya davet ediyoruz. Biz birlikte Türkiye’yiz. Biz tüm zenginliklerimizle büyük Türk milletiyiz. Biz tarihi şanlı zaferlerle dolu kahraman ecdadın torunlarıyız. Bize yakışan birliktir, beraberliktir bir duvarın tuğlaları gibi kenetlenmektir. Bunu başardığımızda Allah’ın izniyle önümüze çıkacak hiçbir engel yoktur. El ele, gönül gönüle vererek Türkiye Yüzyılı’nı, kucaklaşmanın, büyümenin, kalkınmanın ve barışın yüzyılı yapacağımıza yürekten inanıyorum. Görüş farklılıklarına rağmen Türkiye ortak paydasında ve Türkiye Yüzyılı ülküsünde birleşen herkese buradan teşekkür ediyorum.”

‘TAM 25 GÜNDÜR DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR’

Cumhuriyetimizin 100. yaşını Gazze’de ve Filistin’de kardeşlerimizin yaşadığı katliamlarla karşıladık. 7 Ekim’den bu yana Gazzeli kardeşlerimiz çok büyük bir zulme ve vahşete maruz bırakılıyor. Avrupa ve Amerika’nın koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail yönetimi tam 25 gündür tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işliyor. El Ehli Hastanesi’nden sonra dün de Gazzeli kardeşlerimize hediyemiz olan dostluk hastanesi İsrail güçleri tarafından hedef alındı. Kanser hastalarını tedavi eden bu kritik sağlık kuruluşu İsrail barbarlığının en son kurbanı oldu. Kanser hastaları ilaca erişim imkanlarını yitirdi. Oysa savaşta bile hastanelere dokunulmaz, hasta taşıyan ambulanslar vurulmaz, bir ülkenin veya şehrin sağlık altyapısı çökertilmez. Örgütler ile devletler arasındaki en büyük fark işte budur.

‘ÖRGÜT GİBİ DAVRANAN İSRAİL BİR AN ÖNCE DURDURULMALI’

“Sadece bu saldırı bile tek başına İsrail’in hiçbir hak, hukuk ve insani değer tanımadığını ispata yeterlidir. İsrail’in doğrudan sivillere yönelik saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu bebek, çocuk ve kadın olmak üzere 8 bin 500 Filistinli şehit edildi, 21 binden fazla Filistinli kardeşimiz yaralandı. Birleşmiş Milletler’e göre 1000’den fazla cenaze halen yıkıntıların altında. Yerlerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aştı. Gazze’deki binaların çok önemli bir kısmı yıkıldı veya tahrip oldu. Elektriği, suyu, yakıtı, gıdası üç hafta önce kesilen Gazzeliler bir taraftan açlıkla diğer taraftan da ağır bombardımanla adeta kıyıma uğruyor. 

Türkiye olarak ilk günden bu yana sergilediğimiz insani, adaletli ve onurlu tavrı bugün de sürdürüyoruz. Sivillere yönelik eylemleri kabul etmediğimizin altını her fırsatta çiziyoruz. Daha fazla kan dökerek, daha fazla çocuk öldürerek, daha fazla hastane, okul, cami, kilise, pazar yeri vurarak, Gazze’ye daha fazla bomba yağdırarak güvenliğin sağlanamayacağını ifade ediyoruz. Devlet aklını tamamen yitirdiği görülen ve örgüt gibi davranan İsrail’in bir an önce durdurulması gerektiğine inanıyoruz. Gazze’de işlenen savaş suçlarının faillerinin hukuk önünde hesap vermesi için görüşmelerimiz devam ediyor. Gazzeli mazlum ve masumların hakkını her platformda sonuna kadar savunacağız.”

“TÜRKİYE OLARAK SORUMLULUK ALMAYA HAZIRIZ”

“Bunun için evvelemir de ateşkesin sağlanması, ardından da kalıcı barışa giden yolun açılması gerekiyor. İlgili tüm tarafların iştirakleriyle düzenlenecek Filistin İsrail Uluslararası Barış Konferansı’nın bunun için en uygun platform olacağı kanaatindeyiz. Bölgedeki aktörlerin işbirliğinde yeni bir güvenlik mekanizmasının tesis edilmesini gerekli görüyoruz. Böyle bir adım atılması halinde Türkiye olarak sorumluluk almaya hazırız. Bizim amacımız bölgemizi içine sürüklendiği bu anafordan çıkarmaktır.”​

‘TATLI SU HAK SAVUNUCULARINDAN İNSANLIĞA DA DÜNYAYA DA HAYIR GELMEZ’

Avrupa Birliği bırakın İsrail’i kınamayı, çıkıp tek bir açıklama bile yapamıyor. Hepsi bir ağızdan İsrail’in katliamlarına kılıf uydurmaya çalışıyor. İnsan Hakları kuruluşları 25 gündür işlenen insanlık suçları karşısında hiçbir tepki göstermiyor. Mesele Türkiye ve İslam dünyası olduğunda ortalığı ayağa kaldıranlar İsrail’e karşı ses çıkarmıyor. Bugün binlerce Gazzeli çocuğun ölümüne seyirci kalanların, yarın herhangi bir konuda söyleyecekleri hiçbir sözün kıymeti harbiyesi olmaz.​ İsrail’in katliamlarına ses çıkarmayan tatlı su hak savunucularından insanlığa da, dünyaya da hiçbir hayır gelmez. İnşallah bundan sonra da dik ve kararlı duruşumuzu muhafaza edeceğiz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.